Yeni Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019 açıklandı

Yeni Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019 açıklandı

Bu yıl Türkiye’nin gündeminde kıdem tazminatından, bankaların güçlendirilmesine kadar bir...

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: Türkiye en reformcu ülke olarak tescillendi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: Türkiye en reformcu ülke olarak tescillendi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay Ankara'da İyileştirme Koordinasyonu Kurulu'nda...

Ticari araç ve savunma sanayiinde Türkiye’nin çelikten kalesi OTOKAR

Ticari araç ve savunma sanayiinde Türkiye’nin çelikten kalesi OTOKAR

  Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, 1963 yılından bu yana kendi teknoloji,...

Ömer M. Koç: “Tofaş sanayimizin itici gücü olmaya devam ediyor”

Ömer M. Koç: “Tofaş sanayimizin itici gücü olmaya devam ediyor”

2019 yılının ilk Fiat Bayi Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda bayilere 2018...

22 MART DÜNYA SU GÜNÜ

22 MART DÜNYA SU GÜNÜ

"TEMİZ SUYA ERİŞİM TEMEL BİR İNSAN HAKKIDIR" HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut ARSLAN, en...

  • Yeni Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019 açıklandı

    Yeni Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019 açıklandı

    Salı, 28 Mayıs 2019 07:40
  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: Türkiye en reformcu ülke olarak tescillendi

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: Türkiye en reformcu ülke olarak tescillendi

    Salı, 28 Mayıs 2019 07:38
  • Ticari araç ve savunma sanayiinde Türkiye’nin çelikten kalesi OTOKAR

    Ticari araç ve savunma sanayiinde Türkiye’nin çelikten kalesi OTOKAR

    Cumartesi, 25 Mayıs 2019 10:58
  • Ömer M. Koç: “Tofaş sanayimizin itici gücü olmaya devam ediyor”

    Ömer M. Koç: “Tofaş sanayimizin itici gücü olmaya devam ediyor”

    Cumartesi, 25 Mayıs 2019 10:40
  • 22 MART DÜNYA SU GÜNÜ

    22 MART DÜNYA SU GÜNÜ

    Salı, 09 Nisan 2019 20:46

Bu yıl Türkiye’nin gündeminde kıdem tazminatından, bankaların güçlendirilmesine kadar bir dizi reform yer alıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, konkordato ve kredi yapılandırmalarında atılacak yeni adımları ve diğer reformları tek tek sıraladı.   

TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİ REFORM

 

“Yeni Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019”u düzenlenen basın toplantısıyla açıklayan Albayrak, bu paket ile bugün ekonominin karşılaştığı en temel sorunlara yeterli çözüm sağlayacağını düşündükleri düzenleme ve adımların ilk aşamasını ele aldıklarını söyledi. Yeni Ekonomi Programı’nda ortaya koydukları hedeflere ulaşmak için sadece 2019 yılında hayata geçirmeyi taahhüt ettikleri, düzenleme ve adımları paylaşacağını vurgulayan Albayrak, “2020 yılında, yani Yeni Ekonomik Programın ikinci yılında yine o yılı ilgilendiren, önümüzdeki yıl gerçekleştirmeyi planladığımız reformlarımızı seneye buluşup o adımları atacağımız programın tanıtımını yapacağız” dedi. Albayrak, Türkiye’nin gündeminin ekonomide reform olduğuna işaret ederek, büyük ve güçlü Türkiye idealine kavuşmak için ekonomide gerekli yapısal dönüşümleri hayata geçirmektir. Bugün başlatacağımız süreç, yalnızca bir paketin hayata geçirilmesinden ibaret olmayacak. Bugün sadece, 2019 yılında tamamlayacağımız bir dizi reformu sizlerle paylaşacağız. Ama bu değişim ve reform süreci önümüzdeki 4,5 yıl boyunca, yılmadan kararlılıkla devam edecektir” diye konuştu. Paketin bütününü bir reform paketi olarak adlandırdıklarını, içerisinde tek başına ele alındığında bile başlı başına önemli birer reform olacak adımlar olduğu gibi, onları destekleyen, hedefleri yakalamayı sağlayacak maddelerin de olduğunu aktaran Albayrak, bu zamana kadar bu maddelerin teknik detayları ve içeriği ile ilgili de önemli çalışmaların bakanlıkların koordinasyonunda yapıldığını ve artık hayata geçirilmeye hazır hale getirildiğini, bu nedenle 2019 yılsonuna kadar diyerek tüm Türkiye’ye dünyaya ve ekonomideki paydaşlara net bir tarih verdiklerini vurguladı.

 

FİNANSAL SEKTÖRDE REFORMLAR                

              

Albayrak, reform alanlarının başında finansal sektörün geldiğini belirterek, finansal sektör altındaki ilk alanın da bankacılık sektörü olacağını kaydetti.        

Yeni Ekonomi Programı’nda “bankacılık sektörümüzün güçlü yapısını sürdürmesini ve reel sektörümüzü finanse etmeye devam etmesini temin etmek bu programın en önemli önceliklerinden bir tanesidir” dediğini anımsatan Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü:        

“Geldiğimiz noktada, bankacılık sektörümüzün kredi hacmi, tahsili geçmiş alacaklar hariç 2 trilyon 513 milyar TL’dir. Geri ödemelerinde sorun beklenmeyen 1. gruptaki kredilerin toplam krediler içindeki oranı yüzde 89 seviyesindedir. 2. gruptaki yakın izlemedeki kredilerin payı ise 276 milyar TL, yani toplamda yüzde 11 seviyesindedir. Bu rakamın da 107 milyar TL’lik kısmı bugüne kadar yapılandırıldı. 3. grup, yani tahsili gecikmiş ya da takip hesabında izlenen alacakların miktarı Mart 2019 itibarıyla 106 milyar TL’dir. Tahsili gecikmiş alacakların kredilere oranı yüzde 4,2’dir. 106 milyar TL tutarındaki tahsili gecikmiş alacaklar için 72 milyar TL seviyesinde özel karşılık ayrılmıştır. Gerçekleştirdiğimiz mali bünye analizi sonucunda BDDK da NPL olarak adlandırılan bu kredilerin oranının en yüksek yüzde 6 seviyesine ulaşabileceğini ortaya koymuştu.”        

KAMU BANKALARINA 28 MİLYAR

Albayrak, bugün, dünyanın en önemli finans kuruluşlarının da raporlarında, NPL’lerle ilgili bu oranların burayı yakınsayacak şekilde revize edildiğini gördüklerini vurgulayarak, “Tahsili gecikmiş alacaklar için yüksek oranda karşılık ayrılması, birçoğunun teminatının bulunması, tahsilat oranlarının yüksek olması ve tahsili gecikmiş borcu bulunan işletmelerin büyük çoğunluğunun faaliyetlerine devam ediyor olması dikkate alındığında tahsili gecikmiş alacakların, bankacılık sektörümüz için bir risk oluşturmayacağını öngörüyoruz. Ancak, sektörümüzün daha dirençli hale getirilmesini ve sermaye yeterlilik oranlarının güçlendirmesini önemsiyoruz” diye konuştu. Bu kapsamda bir dizi önemli adımı devreye aldıklarını belirten Albayrak, “İlk adımımız kamu bankalarımızın sermayelerini güçlendirmek için olacak. Hazine ve Maliye Bakanlığı ihraç edeceği 28 milyar TL’lik İkrazen Özel Tertip Devlet İç Borçlanma Senetlerini kamu bankalarına verecektir” dedi.        

 

KARLAR DAĞITILMAYACAK      

 

Albayrak, kamu bankalarının sermaye yeterlilik ve likidite karşılama oranlarının artırılarak bilançolarının çok daha da dirençli hale getirileceğini söyledi.        

Özel bankalar tarafında Bankalar Birliği koordinasyonunda, BDDK ile birlikte sermayelerini güçlendirmek için 2018 yılı karlarının dağıtılmaması ve buna benzer bir dizi adımı içeren stratejinin devamlılığını sağlayacaklarını aktaran Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü:        

“Özel bankalarımız yeniden sermayelendirme planlarını halihazırda yürütüyorlar. İhtiyaç halinde bu planlamalar doğrultusunda sermayelendirmelerini yapacaklar ve yapmaya da başladılar. Ayrıca, mali sistemin gözetim ve denetiminin güçlendirilmesi ve veriye dayalı iktisadi politikalar geliştirilmesi amacıyla, Ulusal Veri Merkezi’ni kuracağız. Dünyadaki en iyi örneklerin uygulaması olacak bu merkez ile risk ve potansiyellerin çok daha erken ve etkili analiz edilmesi sağlanacak.” 

 

KONKORDATO VE KREDİ YAPILANDIRMA ADIMLARI

               

Albayrak, bankacılık alanında bir diğer önem verdikleri başlığın bankaların aktif kalitesinin çok daha iyi bir düzeye taşınması olduğunu belirterek, “Bildiğiniz gibi bankacılık alanında, yeniden yapılandırma süreçlerine büyük önem veriyoruz. 2018 yılının son çeyreğinde 7 büyük banka, konkordatolu firmaların kredi borçlarının yapılandırılması konusunda çalışma başlatmış, 2019 yılı başında banka temsilcilerinden oluşan ‘konkordato heyeti’ kurulmuş ve heyet tarafından konkordatolu firmalarla görüşmelere başlanmıştı” diye konuştu.        

Şubat ayından itibaren de 7 büyük bankaya ilave olarak diğer bankaların da bu sürece katılarak müzakereleri devam ettirdiğini anımsatan Albayrak, “Sürece diğer bankaların da destek vermeye başlaması, borçlu firmalara sunulan çözümleri hızlandırdı, kredi yapılandırmalarında önemli ilerlemeler sağlandı. Konkordato ve kredi yapılandırma meselesini, çok daha iyi, herkesin çıkarına olan yeni bir yasal çerçeve ile ele alacağız” şeklinde konuştu. Albayrak, yeni yasal çerçeve ile yeniden yapılandırma ve alacak tahsil süreçlerini hızlandıracak, özellikle, borç ödeme kabiliyetini yitirmiş şirketlerin hızlı şekilde tasfiyesini sağlayacak bir çerçeve oluşturacaklarını aktararak, şu bilgileri verdi:        

“Arkadaşlarımız bu konuda, dünyadaki en iyi ülke örnekleri taradı. Dünyada bugün en başarılı modeli ülkemize uyarlayacağız. Bu sayede, icra-iflas ve ipoteklerin nakde çevrilmesinin de daha kolay olacağı bir yapıyı oluşturmuş olacağız. Bu başlıkta önem verdiğimiz bir diğer adımımız sorunlu krediler ile ilgili olacak. Bankalarımızın NPL’leri ile ilgili tabloyu ortaya koyduk. Yüzde 4,2’lik bir oran var ve bu oranın oldukça iyi bir seviye olduğunu tüm paydaşlarımız ve sektörümüz kabul ediyor. Sektörümüzün aktif kalitesini daha da iyileştirecek bir adım atıyoruz. Bankalar Birliği öncülüğünde, kamunun olmadığı bir yapıda, buranın altını çiziyorum, kamu yok, Enerji ve inşaat gibi NPL’ler noktasında önem teşkil eden iki sektörde, sorunlu varlıkların borç-hisse takası ile dışarı çıkaracak ve bankalarımızın bilançolarını daha iyi bir hale getireceğiz. Bunun için Enerji Girişim Sermaye Fonu ve Gayrimenkul Fonu Kurulması’nı gündeme aldık. Bu yeni finansal model ile sorunlu varlıkların ayrılıp, bankaların, yerli ve yabancı yatırımcıların iştirak edebileceği fonlarla yönetilmesini sağlayacağız.”                

 

TAMAMLAYICI EMEKLİLİK SİSTEMİ

             

Emeklilik sisteminin reforme edilmesinin en önemli yapısal reformlardan birini oluşturduğunu dile getiren Albayrak, “YEP kapsamında, emeklilik sistemini daha sürdürebilir hale getirmek önümüzdeki dönemde en öncelikli konularımızdan birini oluşturacak” dedi. Albayrak, daha sürdürülebilir bir emeklilik sisteminin vatandaşa ve ekonomiye birçok açıdan fayda sağlayacağını dile getirerek, şöyle devam etti:

        

“Tamamlayıcı emeklilik sistemi vatandaşlarımıza emekliliklerinde ek gelir oluşturarak çalışma dönemlerindeki hayat standartlarını korumalarını sağlayacak. Artık vatandaşlarımız, emekli olunca nasıl geçinirim kaygısı taşımayacaklar. Tamamlayıcı emeklilik sistemiyle birlikte ülkemizde tasarrufları artırarak dış finansman bağımlılığını azaltacağız. Bu da ekonomimizi dış müdahalelere karşı çok daha güçlü hale getirecek.        

Sistemde biriken fonların sermaye piyasaları üzerinden reel sektöre ve ülkemizin sürdürülebilir büyümesine kanalize edilmesini sağlayacağız. Artık şirketlerimiz çok daha kolay, ucuz ve uzun vadeli bir biçimde yeni yatırımlarını finanse edebilecekler. Aynı zamanda, ülkemizi ileriye götürecek stratejik sektörlerdeki projeleri için ek kaynak oluşturmuş olacağız.”                

KIDEM TAZMİNATI REFORMU GELİYOR

 

Albayrak, gelecek süreçte, ekonomiye bahsedilen faydaları sağlayacak güçlü bir tamamlayıcı emeklilik sistemini hızla hayata geçirmeyi planladıklarını dile getirerek, “Vatandaşlarımızın kazançlarına göre, azdan az çoktan çok, belirleneceği zorunlu bir bireysel emeklilik sistemini yani tamamlayıcı emeklilik sistemini yeniden ele alacağız. Bu sistemle birlikte Kıdem Tazminatı Reformunu da hayata geçireceğiz. Tüm paydaşlarımızın katılımı ile tıpkı çalışanlardan olduğu gibi iş verenden de yapılacak kesintiler BES ile entegre Kıdem Tazminatı Fonu’nda toplanacak.” diye konuştu.        

 

FON MİLLİ GELİRİN YÜZDE 10’U

 

Hedeflerinin; her iki reformu da bu yıl hayata geçirmek ve 2020 yılından itibaren fiilen bu fonları hayata geçirmek olduğunu vurgulayan Albayrak, şu değerlendirmelerde bulundu:        

“Bu yeni yapıyla birlikte 5 yılda, burada sistemde biriken fonların milli gelirin yüzde 10’unun üstüne çıkacağını öngörüyoruz. Oluşturacağımız sistem tüm ana paydaşlara, yani çalışanlara, işverenlere ve devletimize katma değeri en yüksek olacak şekilde oluşturulacaktır. Finansal sektördeki bir diğer değişim alanımız sigortacılık sektörü olacak.        

 

SİGORTACILIK DENETLEME VE DÜZENLEME KURUMU KURULACAK

 

Sigortacılık, BES ve Kıdem Tazminatı sonrasında hepimiz için çok önemli bir yeni finansman kaynağı olacak. Sigortacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu kurarak sektörü izlenmesi ve denetlenmesini daha yakından takip edeceğiz. Sektörün çok daha hızlı bir şekilde güçlenmesine destek olacağız. Ayrıca Milli Reasurans şirketi ile birlikte sigorta şirketlerimizi destekleyecek, sigortalanmayan sektörlerin sigortalanmasına imkan sağlayacağız.”        

Albayrak, bir diğer yapısal adımlarının, sağlıklı ve sürdürülebilir büyümenin dayanağı olan ihracat ve katma değerli ürün üretimini, yerlileştirmeyi sağlayan sektörlerin kredi arzından daha fazla yararlanmasını sağlamak olacağını anlattı. Bu kapsamda Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesi (FİKKO) bünyesinde bir kurul ile bu stratejik alanlara daha fazla kredi sağlanması için teşvik mekanizmalarının devreye alınacağını dile getiren Albayrak, şu ifadeleri kullandı:        

“Finansal sektördeki atacağımız adımların son başlığı reel sektör olacak. Ağustos ayında yaşadığımız türbülans reel sektörümüzü, dolaylı olarak da bankacılık sektörümüzü etkiledi.  Finansal sektörün daha sağlıklı işleyişini sağlamak için reel sektör alanında da bazı adımlar atacağız. BDDK 2019 başında 500 milyon ve üzeri riski bulunan gruplar için bir düzenleme hayata geçirmişti. Bunu bir adım ileriye taşıyoruz.        

Bankacılık sektöründe toplam 100 milyon TL ve üzeri riski olan şirketlerin, mali yılın kapanmasının ardından 120 gün içerisinde bankalarına bağımsız denetimden geçmiş finansal tablolarını ve borç ödeme kapasitesi, likidite riski, kur riski, ve karlılık gibi unsurları da içeren bir mali denetim raporu sunmak zorunda olacak. Aksi halde sektörden ek kredi alamayacak.”        

 

ULUSAL KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞU BU YIL TAMAM

 

Ayrıca, BDDK koordinasyonunda, mali şeffaflığın artırılması, kurumsal yönetim standartlarının yükseltilmesi, finansal yönetim kalitesinin artırılması için gerekli tedbirleri de hayata geçireceklerini belirterek, “Daha önce duyurmuş olduğumuz ulusal kredi derecelendirme kuruluşu işlemlerini bu yıl içinde tamamlayacağız. Bu şekilde reel sektörün kredi taleplerinde çok daha gerçekçi ve sağlıklı değerlendirme imkanı sağlanmış olacak” bilgisini verdi.        

 

TARIMDA BİRLİK PROJESİ

      

Enflasyonda en önemli sorunun gıda alanında yaşanmasından dolayı yapısal reformların da en önemli ayağını gıda alanında hazırladıklarını belirten Albayrak, “Bu alandaki adımları Tarım Bakanlığımız ile Gıda Komitesi koordinasyonunda takip edeceğiz. Gıda enflasyonu ile mücadele için en önemli yapısal reformumuz “Tarımda Milli Birlik Projesi” olacak. Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından çalışılan bu kapsamlı strateji mayıs ayında tüm kamuoyumuzla paylaşılacak” ifadelerini kullandı. “Sağlıklı beslenme temel bir insan hakkıdır felsefesinden hareket edeceklerini dile getiren Albayrak, şöyle devam etti:        

“Buna bağlı olarak da bölge ve ürün bazında bir makro arz, talep ve ticari planlama sürecinin kurumsal alt yapıları tesis edilecek. Tohumdan sofraya daha hakkaniyetli bir değer zinciri dizayn edilecek. Sahada operasyonel yetkinliğimizi kooperatif yapısının merkezde olduğu güçlü kurumsal alt yapılarla sağlayacağız. Bu kurumsal altyapı ürün ve bölge bazında sözleşmeli tarımın daha da yaygınlaştırılmasını sağlayacak. Tarımda Milli Birlik projesinin detaylarını da hep birlikte projenin lansmanında Tarım Bakanlığımızdan dinleyeceğiz.”        

 

SERA AŞ KURULUYOR

 

 

Atılacak bir diğer adımın da Sera AŞ’nin kurulması olduğuna dikkati çeken Albayrak, “Özellikle mevsimsel dalgalanmalarla enflasyonla mücadelede önemli yer tutan taze meyve sebze pazarında dengeleyici unsur olması amacıyla Tarım Kredi Kooperatifi ortaklığıyla Sera AŞ kurulacak. Sera AŞ bünyesinde 2019 yılında ilk etapta 2 bin hektar teknolojik sera inşa edilecek. Orta vadede 5 bin hektar üretim alanına ulaşılırken uzun vadede örtü altı sebze üretiminin yüzde 25’inin karşılanması hedeflenecek” dedi.

 

KÜÇÜKBAŞ HAYVAN VARLIĞINDA HEDEF 100 MİLYON

                

Bir diğer önemli adımında da küçükbaş hayvancılık ve hal yasası alanlarında atılacağı bilgisini veren Albayrak, şunları kaydetti:        

“Ülkemiz coğrafi gerçeklerine uygun şekilde kırmızı et fiyat istikrarını Küçükbaş Hayvancılık Hamlesi ile destekleyeceğiz. İhracat kapasitesi, yerli yem ve coğrafi şartlara uygunluk gibi özellikleri dikkate aldığımızda, küçükbaş hayvancılıkta potansiyelimizin gerisindeyiz. Bu kasamda verilecek desteklerle 47 milyon olan küçükbaş hayvan varlığımız 4 yıl içinde 100 milyona yükseltilecektir. Son olarak, hal yasası kapsamında üretici kooperatiflerinin haller içerisindeki payının artırılması hedeflenerek toptan, perakende ve lojistik alanlarında daha rekabetçi bir yapının oluşturulmasını sağlayacağız.  Bu kapsamda tarladan sofraya daha kısa, daha etkin, daha rekabetçi ve daha denetlenebilir bir değer zinciri oluşturacağız. Ayrıca, üretimde rekabeti, toptan, perakende ve lojistikte denetim ve gözetimi sağlayacak bir regülasyon çerçevesi de devreye alacağız.”          

 

VERGİ DÖNÜŞÜM REFORMLARI

                      

Albayrak, 2019 yılı içerisinde hayata geçirecekleri en önemli reformlardan birisinin de vergi dönüşümü olacağını kaydederek, detaylarını süreç tamamlanınca daha net bir şekilde ortaya koyacaklarını söyledi. Vergi Konseyi gibi toplumun tüm kesimlerinin içinde olduğu çok kapsamlı bir ekiple bu reform çalışmalarını sürdürdüklerini dile getiren Albayrak, reformun temel detaylarını üç başlıkta paylaşmak istediğini, birincisinin yeni mimari olduğunu anlattı.        Albayrak, “Yeni vergi mimarimizde istisna ve muafiyetleri artık azaltacağız. Kurumlar vergisinin kademeli olarak düşürüp daha rekabetçi bir noktaya taşıyacağız. Daha adaletli bir vergi sistemi için, gelire göre artan oranlarda vergilendirmeyi daha etkin hale getireceğiz. Özellikle beyannameyi yaygınlaştırarak gelir artışlarının sağlayacağı potansiyelle dolaylı vergileri azaltıp, dolaysız vergileri artırarak verginin daha da fazla tabana yayılmasını sağlayacağız” diye konuştu.        

Yeni Vergi Mimarisinin dünyada çağdaş vergi reformlarının önceliklerinden olan “istihdam oluşturma” hedefine oturacağını kaydeden Albayrak, ayrıca iş yapma kolaylığı endeksinde bulundukları seviyeyi, atacakları adımlarla daha da yukarıya çıkacaklarını, girişimciliğin ve yeni iş kurmanın kolaylaştırılmasını sağlayacaklarını anlattı.        

Albayrak, vergi dönüşümündeki ikinci başlıklarının “Kayıtdışılık ile Mücadele” olacağını belirterek, gönüllü uyum adı verilen yeni bir sistemle mükelleflerin beyanlarının esas olduğu ve ilk inceleme sonrasında sorun görülmediği takdirde süreçlerin tamamlandığı sadeleştirilmiş bir süreci hayata geçireceklerini söyledi. Albayrak, “Ayrıca sahte ve yanıltıcı belge ile mücadele için, etkin yaptırım, teknik çözüm, e-fatura ve e-faturanın eş zamanlı takibi, benzersiz kodlu mal hareketi takip sistemi ile kayıtdışılığa karşı etkin bir yapıyı devreye almış olacağız” ifadesini kullandı.                

 

MÜKELLEF HAKLARI İCRA KURULU KURULACAK

       

Albayrak, vergi dönüşümünde önemli gördükleri bir diğer alanın da “mükellef hakları” olacağını belirterek, mükellef dostu bir vergi sistemiyle, süreçlerin başarısını daha da artıracaklarını, bu kapsamda Mükellef Hakları İcra Kurulu kuracaklarını söyledi.        

 

GEÇİCİ VERGİ 3’E DÜŞÜRÜLECEK

 

             

Albayrak, geçen yıl iş yapma kolaylığı endeksinde 17 basamak atlayarak 43. sıraya yükseldiklerini anımsatarak, bu yıl işe başlama, vergi ödemesi, kredi temini, sözleşmelerin icrası, tapu ve şirket tasfiyesi alanlarında gündemlerine aldıkları reformlarla daha fazla sıçramayı hedeflediklerini söyledi.        

Gelecek dönem için geçici beyanname sayısının 4’ten 3’e düşürülmesi ve elektronik çeklerin ücretten muafiyet konusu üzerinde çalıştıklarını dile getiren Albayrak, inşaat izinlerinde, elektrik bağlamada, işe başlamada belediyeler ile SGK, belediyeler, ticaret sicil müdürlükleri gibi ilgili kamu kuruluşları arasındaki elektronik imzanın sürece dahil edilmesi için mevcut sistemlerin entegre edilmesini gerçekleştireceklerini anlattı.        

Albayrak, “Vergi dönüşümü ile süreçleri kolaylaştıracak, kayıt dışılık ile mücadele ile gelirleri daha da artıracağız. 7 stratejik sektör olarak ifade ettiğimiz enerji, maden, petrokimya, turizm, bilişim, otomotiv ve ilaç sanayilerine yönlendirilmesini daha etkin kılacağız. Biz bunları yaparken diğer bakanlıklarımız ve kurumlarımızla farklı stratejik dönüşümleri de eş zamanlı gerçekleştireceğiz” diye konuştu.        

 

SOSYAL GÜVENLİK REFORMU AÇIKLANACAK

 

Albayrak, BES ve Kıdem Tazminatı Reformu’nun yanı sıra Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla yeni Sosyal Güvenlik Reformu paketini bu yıl içerisinde açıklayacağını ve uygulamaya alacağını bildirdi.    Albayrak, “Bu reform paketiyle aktif-pasif oranının daha üst seviyelere çıkmasını sağlamayı, prim gelirlerini artırmayı ve SGK’nin aktüeryal dengesini daha da güçlendirmeyi hedeflemektedir” dedi. “Kayıtlı istihdamı teşvik ve kayıt dışılıkla mücadele yeni yöntemler ve veri analitiği süreçleri ile reform sürecine önemli katkı sağlayacaktır” diyen Albayrak, kurumun aktüeryal dengesini daha da iyi seviyelere çekmek için prim tahakkuk-tahsilat oranlarını artırmaya ve kurum alacaklarının etkin tahsiline ağırlık verileceğini anlattı.       Albayrak, bir diğer reform alanının “Yargı Reformu” olduğunu, kapsamlı bir katılımla hazırlanan bu reform paketinin “Yargı Reformu Strateji Belgesi” ile Adalet Bakanlığı tarafından yakın bir süreçte kamuoyu ile paylaşılacağını söyledi. 

 

LOJİSTİK MASTER PLANI HAZIRLANIYOR

 

Albayrak, diğer bir reform alanının “Lojistik Master Planı” olduğunu belirtti.        

Türkiye’nin stratejik konumundan kaynaklanan lojistik avantajının ve rekabet gücünün artırılarak, iktisadi ve sosyal gelişmeyi hızlandırmak ve Türkiye’nin uluslararası ticarette bölgesel lojistik üs haline getirme bakış açışıyla Lojistik Master Planı’nın, ilişkili bakanlık ve Türkiye Varlık Fonu tarafından hazırlandığı bilgisini veren Albayrak, şunları kaydetti:        

“Taşımacılıkla ilgili tüm hizmetlerin tek bir merkezden ve etkin bir şekilde verildiği ve birden fazla taşımacılık moduna erişim imkanı sağlayacak lojistik merkez planlaması sayesinde, taşıma modları arasındaki tüm bu rekabetin artırılması başta olmak üzere, mevcut lojistik alt yapısının karayolu, denizyolu ve havayolu eksenlerinde etkin bir şekilde incelenmesi, lojistik ihtiyaçların belirlenmesi, rekabet ve güvenliği esas alarak stratejik önceliklerin saptanması, belirlenen ihtiyaçlar ve önceliklere göre kamu lojistik varlıkları arasındaki potansiyel sinerjilerin ortaya çıkartılarak etkin bir model mimarisinin oluşturulması, planlanan hedeflerin gerçekleştirilmesi için yerli ve yabancı tüm paydaşlara kazan-kazan modeline dönük iş birliklerinin gerçekleştirilmesi kurumsal ve uluslararası kamusal iş birlikleri ile hayata geçirilecektir.”

 

 

İHRACAT MASTER PLANI AĞUSTOS AYINDA AÇIKLANACAK

 

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, bir diğer adımın, “İhracat Master Planı” olduğunu söyledi.        

İhracat noktasında Ticaret Bakanlığının, ağustos ayında açıklayacağı planla kısa-orta ve uzun vadede ihracat potansiyelinin belirlenerek Türkiye’nin ihracatının arttırılması için sürdürülebilir bir stratejinin yürürlüğe konması ve bu stratejiden sapmadan doğru adımların atılmasını sağlayacağını ifade eden Albayrak, ihracatın ithalatı karşılama oranının sürdürülebilir bir şekilde artırılması için stratejiler oluşturulup bunların uygulanması için gerekli adımların ortaya konulacağını dile getirdi.        

Albayrak, “Ağustos ayında açıklanacak bu plan ile katma değeri yüksek ürün ihracatının arttırılması amacıyla, etki analizleri yapılarak ihracatta devlet yardımlarını yeniden düzenlemek, hedef ürün ve pazarlara odaklanmış bir bakış açısıyla, birim ihraç fiyatlarının yükseltilmesini sağlayacak” ifadelerini kullandı.

                

SANAYİ YERLİLEŞTİRME PROGRAMI

                

Berat Albayrak, bir diğer reform alanının “Sanayi Yerlileştirme Programı” olduğunu belirterek, “Sanayi Bakanlığımız, bu programla, Ar-Ge’den yatırım ve ihracata tüm adımların tek pencereden yönetildiği, arz-talep bileşenlerinin desteklendiği, öncelikli orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlere yönelik stratejileri hayata geçirecek” dedi. 300 ürünün yerlileştirmesini ortaya koyacak bu programın mayıs ayında kamuoyu ile paylaşılacağı bilgisini veren Albayrak, diğer alanın “Turizm Master Planı” olduğunu ifade etti. Albayrak, Turizm Bakanlığının Turizm Master Planının hazırlığına başladığını ifade etti.        

Tüm paydaşların katılımı ile hazırlanacak olan Turizm Master planının Turizm Bakanı tarafından en geç eylül ayında kamuoyu ile paylaşılacağını dile getiren Albayrak, konuşmasını şöyle sürdürdü:        

“Bu plan çerçevesinde turizmde hem ülke ve desitnasyon çeşitliliğini hem turist sayısını hem de turist başına düşen geliri arttırarak 4 yıl içerisinde 70 milyon turist 70 milyar dolar turizm gelirine ulaşma hedefi gerçekleştirilecektir. Bu plan çerçevesinde gastronomi, inanç, kültür, golf, kış ve kongre turizmleri başta olmak üzere kıyı turizmine çeşitlilik ve turizm gelirimize katkı sağlamış olacaktır. 2019 yılı içerisinde YEP planlarımızla uyumlu biçimde 2019 yılı turist sayısı 50 milyonun kişinin, turizm geliri ise 35 milyar doların üzerinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Ayrıca kurulacak olan Turizm Geliştirme Fonu ile de hem ülkemiz turizminin tanıtımı daha etkin yapılacak hem de turizmde bölgesel çeşitliliğin arttırılması için yatırımcılar teşvik edilerek yatırımlara destek olunacaktır”

Ozbekistan Raporu

Kullanıcı girişi

RESİM GALERİSİ

Arama


REKLAM ALANI
Burasını sizin
reklamlarınız
için ayırdık

 

Sayfa tasarımı ve düzenleme Crystal Studio